iyi akşamlar merhabalar.üniversite yatay geçiş ile alakalı bilgi edinmek istiyorum. internette konuyla alakalı araştırma yaptım ama kayda değer bir bilgi bulamadım. bu yatay geçişler nasıl gerçekleşiyor? dönemle alakası var mıdır? yani birinci dönem yapılması gerekiyor ikinci dönem yapılması gerekiy
iyi akşamlar merhabalar. üniversite yatay geçiş ile alakalı bilgi edinmek istiyorum. internette konuyla alakalı araştırma yaptım ama kayda değer bir bilgi bulamadım. bu yatay geçişler nasıl gerçekleşiyor? dönemle alakası var mıdır? yani birinci dönem yapılması gerekiyor ikinci dönem yapılması gerekiyor gibi... istediğim üniversiteye gitmek için o üniversitenin ne istediğine nerden bakabilirim ya da başvuru nasıl yapabilirim yardımcı olur musunuz?
0
Sactas (08.02.21)
yök mevzuatındaki ilgili çerçeve yönetmeliğe buradan ulaşılabilir: www.mevzuat.gov.tr
buna ek olarak, her üniversite kendi yönetmeliklerinde; yukarıdaki yönetmelikte yer alan tüm koşullar geçerli olmak üzere, varsa ekledikleri diğer kriterlerle beraber daha net bir bilgi verir.
bu yönetmeliklere de büyük olasılıkla google'a geçmek istenen her üniversite için ayrı ayrı "* üniversitesi * yatay geçiş * yönetmeliği" ya da "* üniversitesi yönetmelik" vs. yazarak ulaşabiliyordur. o da olmadıysa *.edu.tr sayfasından adım adım ilerlenerek ulaşılabiliyor olması gerekir. bu şekilde de ulaşılamazsa o üniversiteden pek bir hayır gelmeyeceği kanaatine varılabilir.
0
turk mavisi
(09.02.21)
Yeterince araştırma yapmamışsınız demek ki. Her bilgi hap şeklinde değil. İlgilendiğiniz üniversitelerin lisan ve önlisans yönetmeliklerine bakın.
a. - yazacağım konu aşağı yukarı belli - tez hocam belli, benimle çalışmak istediğini belirtti. iyi anlaştığım ve alanında tanınmış biri, +profesör +ilgili- lisans alanımın dışına kayıyor, gelecekte bu konuda çalışmak ister miyim emin değilim b. - yazağım konuyu biliyorum, istiyorum - konu çok ilgi
a. - yazacağım konu aşağı yukarı belli - tez hocam belli, benimle çalışmak istediğini belirtti. iyi anlaştığım ve alanında tanınmış biri, +profesör +ilgili - lisans alanımın dışına kayıyor, gelecekte bu konuda çalışmak ister miyim emin değilim
b. - yazağım konuyu biliyorum, istiyorum - konu çok ilgimi çekiyor - daha zor, yıpratıcı - çalışacağım bir hoca yok, üniversite dışından bulabilirsem bulabilirim, bu da uğraştırıcı, zor ve uzun bir süreç - lisans alanımla ilgili - gelecekte de çalışmak isteyeceğimi düşündüğüm bir konu
hangi yoldan gitmeliyim? doktora yapmayı istiyorum.
0
deartheodosia (08.02.21)
b.
0
jelly bear
(08.02.21)
b
0
candide
(08.02.21)
A
1 - iyi, ilgili ve ustune de taninmis bir prof bulmak cok zor. 2 - yazacagin konu belli vakit kaybetmeyeceksin. 3- simdi doktora yapmayi istiyorsun da surec sonunda belki de vazgececeksin zira bu yuksek isleri ve akademi herkese gore degil. 4 - Master konun farkli olabilir illa doktora konusu ile baglantili olacak diye birsey yok.
0
cooperr
(08.02.21)
a diyorum.
cooperr'ın yazdıklarının hepsine +1, hoca konusu özellikle çok önemli. en iyi tez bitmiş tezdir diye de eklemek isterim. belki diğerini bitiremeyeceksiniz bile.
0
nimberjack
(08.02.21)
A
0
red g
(09.02.21)
a.
- yüksek lisans tezinin kısa sürede (normalde 1 yılda) bitirlmesi gerekir. - yüksek lisans tezi bittiğinde, büyük olasılıkla kişinin kendi dahil kimse dönüp de yüzüne bakmaz. küçük bir ihtimalle de çok iyi bir iş çıkarılmıştır ve dönüp bakanlar, ilham alanlar ve hattı alıntı yapanlar oldu; bu durumda bile yüksek lisans tezi itibarsız görüldüğü için, alıntı yapan kişi bile kolay kolay atıf falan vermez. - yüksek lisans tezi, genellikle bir nevi doktora tezine hazırlık olsun diye yapılan bir deneme gibi görülür. - doktorada da aynı konudan devam ederim gibi bir varsayım varsa bu da yanlış. büyük olasılıkla, doktorada tez danışmanı başta olmak üzere çoğu kimse aynı konuda yeni bir tez yapılmasına hoş bakmaz, izin vermez.
ayrıca, cooperr'ın söyledikleri de cabası.
ben olsam; eğer ki b. daha orijinal ve ileride de çalışılıp var olana yenilik katılabilecek bir konu ise; bu konuyu, yüksek lisansta harcayıp uzay boşluğuna göndermek yerine - hele de şartların şu an için tam da uygun olmadığı bir durumda - doktora tezine saklamayı düşünürdüm.
arkadaşımın kardeşi, 2019 haziran yurtdışı lisans diplomasını alıyor. denklik için yöke başvurusu var pandemi falan derken denklik için sınav sırasını bekliyor. yoklama kaçağısnız diye mesaj atmışlar, yöke denklik için başvurulan dilekçeyi şubeye verince 2 sene tecil hakkı geçerli oluyor. bedelliden
arkadaşımın kardeşi, 2019 haziran yurtdışı lisans diplomasını alıyor. denklik için yöke başvurusu var pandemi falan derken denklik için sınav sırasını bekliyor. yoklama kaçağısnız diye mesaj atmışlar, yöke denklik için başvurulan dilekçeyi şubeye verince 2 sene tecil hakkı geçerli oluyor. bedelliden yararlanamayacak mı? yoklama kaçakları bedelliden yararlanamıyor ifadesi var.
bonus soru: aöf yazılırsa yaşı (24) 29 a kadar tecil hakkı oluşur mu?
0
Golgi (05.02.21)
Bonus soruya cevap:
Kısaca; hayır, oluşmaz.
Daha önce mezun olunan en üst dereceyle, aynı derecede bir öğrenime başlanması ya da halihazırda devam ediliyor olması durumunda yeniden tecil yapılmaz. Bir diğer deyişle; kişinin ilk Lisans mezuniyet tarihinden itibaren 2 yıl tecil hakkı olur ve bu mezuniyet tarihinde, başka bir lisans öğrenimine devam ediliyor olması ya da mezuniyet sonrasında başka bir lisans öğrenimine başlanması durumunda yeni bir tecil hakkı verilmez.
Ancak daha üst seviye (yüksek lisans, doktora, bütünleşik doktora) bir derecede öğrenciliğe devam edilirse; maksimum 9 yıl (y.l. + doktora) öğrenim süresi ve 2 + 1 + 1 = 4 yıl mezuniyet sonrası tecil hakları kullanılabilir. Ancak bu durumda tecil yaş sınırı 35 olur.
Sonuçta facebook a ilgi bile azalıyor. Sözlüğün nesi eksik?
Sonuçta facebook a ilgi bile azalıyor. Sözlüğün nesi eksik?
0
trgydl (22.12.18)
Tkwitter cikinca azaldi zaten bu azalmis hali degil mi
0
000000
(22.12.18)
ilgi/yazar oranı oldukça azaldı.
0
turk mavisi
(22.12.18)
facebooka ilgi azaldı ama facebookun sahibi gitti whatsappı instagramı aldı onları büyüttü. totalde müşteri sayısını çoktan beşe ona katlamıştır.
sözlüğe de ilgi bir şekilde azalmaz. ekşi şeyler var, soruları cevaplayan ünlüler var. ya da arada ortaya saldıkları troller var, haberlere konu olan. koca şirket kurdu adamlar, batırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar :) daha başka şeyler de çıkar ileride.
0
birsürüsorumvar
(22.12.18)
sözlüğe ilgi azalmadı. isteyen aylık hitlerine, günlük kullanıcı sayısına, ülkedeki site sıralamasına bakabilir.
belli kesim tarafından eskisi kadar sevilmiyor ama onlar da hala giriyor. mesela ben. hiç gündemi vs okumak istemiyorum çünkü yazılan şeylerde ilginç, komik, beni iyi hissettirecek hiçbir şey yok. fakat bir ürün, bir yer hakkında türkçe bir şey okumak istiyorsam sözlük hala türkiye'deki neredeyse derli toplu tek kaynak.
google'da ne aratsan zaten sözlük üst sırada. 20 yıllık birikim sebebiyle bir şekilde yolun sözlüğe düşüyor bir şey araştırırken. bu sebeple myspace gibi vs olmasına imkan yok.
sözlük büyük teknolojik değişmeler yaşanmazsa ayakta kalmaya devam eder. bu değişimler yaşansa da kendini değişime uydurup ayakta kalmaya devam eder muhtemelen.
0
kamile necaset
(22.12.18)
ilginin de kalitesi var. eskiden parmakla gösterilen bir olguyken, şimdi inci sözlükten farkı yok.
2010 da sözlükteyken benden önceki yazarlar sözlüğün ne kadar bozulduğundan bahsederdi. benden sonra da bu şekilde devam etti bu serzenişler.
geçen sene netflix rezaletinde uçurulmuştum. farkettim ki, sözlüğü sevmiyorum ama mesajlaştığım insanlar var diye girip takılıyorum. uçtum rahatladım.
muhtemelen uçurulmasaymışım da entrylerimi siler gidermişim.
kaldı ki yazar olmanın da hiç bir artısı yok, mesaj atabiliyolar, rezalet konularında çaylak entrysi girsen bile müşteri hizmetleri hemen mesaj atıyor yardımcı oluyor falan.
özetle o güzel yazarlar sözlüğü terketmeye 2010 da başladı ve git gide arttı.
şu an bildiğin bamya tarlası gibi sözlük
sözlüğün günümüzdeki kullanım amacı, fuckbuddy bulmak, trollük yaparak para kazanmak, sosyal medya yönetimi gibi 50 tane fake hesapla parayla entry yazmak, reklam.
kalite diye bişey yok, ha enes batur izleyip bi yandan da aleyna tilki dinlemişim, ha gitmişim, ha sözlükte takılmışım.
vakti zamanında entrylerimi okuyup beni takip eden birisiyle otobüste karşılaşmıştım, abi ben seni 3 senedir her gün takip ediyorum demesi bile yetmişti.
yazdığım konu denizcilik üzerineydi. bu arkadaşta yeni stajer kaptan olmuştu.
0
killerbee
(22.12.18)
eskiden sozluk basinda oturup o gun yeni girilen entryleri okusan bile bir sey ogreniyordun. entry girenler internet erisimi olan okumus etmis kisiler ve universite ogrencileriydi. ben de cok okurdum. normalde ogrenemeyecegim bircok kavrami sozluk sayesinde ogrendim. sozlugu 2003 yilinda kesfettim.
simdi badiler&favladiklarinin disina cikmiyorum. onlar bile bayiyor. bunun disinda sanat eserlerine bakiyorum. sarki, film, album, kitap vs..
degerli zamanimi neden ne idugu belirsiz kisilerin yazdigi sacmaliklara ayirayim. normalde iplemeyecegim, yolda gorsem yuzune tukurmeyecegim, fakat internet erisimi olup yazabilen kisilerin dusuncelerini niye okuyayim.
gider kitap okurum, film izlerim. ingilizce makale/kitap okur ingilizceye katki yaparim.
yazmak dersen, yaziyorum. insanlarin hayatina dokunmak hosuma gidiyor. yaziyorsun, bakiyorsun 100+ kisi favlamis. sanki konferans salonunda 100+ kisiye fikrini anlatmissin. favlamayanlarla birlikte belki 1000 kisi. bu super bir sey. burada yazdiklarimin kose yazisina, haberlere vs. baska yerlere ulastigina cok sahit oldum. insanlara ulasma imkani guzel.
gunumuzde okumak yazmak yani text degil gorsellik revacta. yeni neslin ilgisi bunlara daha fazla. belki cikacak yeni uygulama&sitelerle azalir ama halen zirvede kalir.
0
tabudeviren
(22.12.18)
azaldı zaten. anketler kopya başlıklar ile dönüyor sözlük. ağır leş
0
hasmetizm 2046
(22.12.18)
5veya 10 yıl önceki sözlük ile şu anki hali aynı mı sence?önceleri entry okumak için can atılırdı, şimdi takip ettiklerim haricinde baktığım hiç bir halt yok. Duyuru da sözlükten daha uzun süre zaman geçiriyorum.
0
oligomer
(22.12.18)
en az 5-10 senesi daha var. 2000 sonrası doğan, yazılı iletişimle alakası sınırlı nesil 25-30 yaşına gelecek. bizler de elimizi eteğimizi yavaştan çekeceğiz, tıpkı 2006 - 2007 öncesinde sözlükte aktif olan kitlenin çoğunun çekildiği gibi.
bu tarz bir oyun oynayasım var da hangisine başlasam bilemedim. europa universijıajsfkslfs var, total war falan var, sanırım sid meier var falan o tarz bir şey istiyorum. total war çok bozmuş diyorlar. siz hangisini önerirsiniz/oynarsınız/seversiniz? mümkünse abuk subuk bug'ların olduğu, gtünde donu
bu tarz bir oyun oynayasım var da hangisine başlasam bilemedim. europa universijıajsfkslfs var, total war falan var, sanırım sid meier var falan o tarz bir şey istiyorum. total war çok bozmuş diyorlar. siz hangisini önerirsiniz/oynarsınız/seversiniz? mümkünse abuk subuk bug'ların olduğu, gtünde donu olmayan şehir devletlerinin artistik yapmadığı tutarlı bi oyun olsun.
0
pescador (26.09.14)
bence dönem tercihine göre crusader kings 2 ya da europa universalis 4.
İçinde hem tam isim hem kısaltma olan cümlede kesme işareti nasıl yazılır? Kısaltmayı mutlaka kullanmam gerekiyorsa.örneğin "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'e göre..." mi"Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre..." mi demeli?teşekkürler.
İçinde hem tam isim hem kısaltma olan cümlede kesme işareti nasıl yazılır? Kısaltmayı mutlaka kullanmam gerekiyorsa.
örneğin
"Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'e göre..." mi "Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre..." mi demeli?
teşekkürler.
0
oldu görüşürüz (16.09.14)
2.si
0
mula
(16.09.14)
2.
Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan önce kullanılır: Yunus Emre’nin (1240?-1320), Yakup Kadri’nin (Karaosmanoğlu) vb.
0
xenophobe
(16.09.14)
"Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre..."
0
m e l t e m
(16.09.14)
"Türkiye İstatistik Kurumuna (TÜİK) göre..." olması gerekir. Yani kesme işareti de olmayacak. Çünkü TDK diyor ki:
"UYARI: Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 112’nci Birleşiminin 2’nci Oturumunda; Mavi Köşe Bakkaliyesinden vb."
Değerli Arkadaşlar,İki tane sorum var yıldız savaşları ile ilgili.Birincisi neden Obi Wan Kenobi benim gözüme sanki başarısız bir Jedi gibi görünür? Örneğin Grevious ya da Anakin'le yaptığı düelloları kazanmasına rağmen kaybetmiş gibi hissederim hep. Tarzının savunmaya dayalı olmasından mıdır dersin
Değerli Arkadaşlar,
İki tane sorum var yıldız savaşları ile ilgili.
Birincisi neden Obi Wan Kenobi benim gözüme sanki başarısız bir Jedi gibi görünür? Örneğin Grevious ya da Anakin'le yaptığı düelloları kazanmasına rağmen kaybetmiş gibi hissederim hep. Tarzının savunmaya dayalı olmasından mıdır dersiniz?
İkincisi de meşhurdur ama yine de fikrinizi almak isterim. Darth Sidious'un o kadar Jedi arasında kendini saklayabilmesinin mantıklı açıklaması ne ola ki? Gücü o kadar iyi kullanıp Jedi'ların onu farkedebilmelerini mi engellemiş?
0
qui gon (28.08.14)
şimdi obi-wan, qui gon ölünceye kadar ataru tekniğini kullanıyordu aynı qui gon gibi ancak qui gon öldükten sonra daha savunmaya ve rakibi yormaya dayalı olan soresu tekniğine geçti. soresu'da amaç rakibin saldırılarını büyük bir sabırla ve minimum güçle savunarak rakibin açıklarını veya yorulmasını beklemek olduğundan dolayı daha sıkıcı geliyor göze. zaten grevious'ı keserken her seferinde tek bir lightsaberı saf dışı bırakması bundan dolayıdır.
Sidious ise çok küçük yaşlarda daha jedi konseyi onu keşfedemeden Darth Pleguis tarafından alındı ve eğitilmeye başlandı. Pleguis Qey'tek (Force Stealth, Force Concealment, Buried Presence) ile onun varlığını gizledi, bu yüzden hiç bir zaman jedilar onu hissedemediler. Ayrıca Sidious'un kendisi de bu Force Stealth olayını en iyi kullanabilenlerden birisidir.
0
thx 1138
(28.08.14)
ikinci soru için, 1-2-3 filmlerinde yoda'nın "dark side shrouds everything" minvalindeki sözlerine dikkat etsen mevzuyu anlarsın.
0
alperz
(28.08.14)
star wars the clone wars'un son yani 6. sezonu (the lost missions) ikinci soruya bir miktar açıklık getiriyor gibi sanki.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.